YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1061
KARAR NO : 2014/15765
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın 2006 yılı Nisan-Mayıs ayları içerisinde katılanlardan …’nın hizmetli olarak çalıştığı ve sanığın kızının da öğrenci olarak okuduğu … İlköğretim Okulu’na askeri üniforma ile giderek kızının öğretmeni tanık … …’na asker olduğunu, bir süredir açıkta olduğunu, bu dönem içerisinde şoförlük yaptığını ve tekrar görevine iade edildiğini söylediği, katılan … ile yaptığı sohbette, de amcasının … civarında kaybolduğunu, bütün aramalara rağmen bulamadıklarını, öğrenmesi üzerine sanığın …’ya Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Dairesi’nde görevli olduğunu ve kayıp şahsı kendi gayretleri ile bulabileceğini söylediği, katılan …’nın amcasının oğlu olan diğer katılan …’ya durumu ilettiği, sanık ile katılan …’yı görüştürdüğü, sanığın masraflar için ve çalıştığı dairedeki üst rütbelilere vereceğinden bahisle katılan …’dan 200 TL, …’dan da 500 Euro para aldığı, katılan …’ın Genel Kurmay Başkanlığı’ndan sanığın subay olmadığını öğrendiği, böylece sanığın TCK’nın 158/1-d maddesinde tanımlanan kamu kurum ve kuruluşunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu zincirleme olarak işlediği anlaşılmakla mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “50 gün”, “62 gün” ve “1.240,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “6 gün” ve “120,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.