Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4154 E. 2014/20397 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4154
KARAR NO : 2014/20397
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık müdafiinin temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Hükmedilen beraat kararını temyizde sanığın hukuki bir yararı olmadığı gibi sanık hakkında üzerine atılı eylemin tefecilik suçunu oluşturabileceğinden bahisle gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasının haksız olduğunun tespitine ilişkin bozma talebinin hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz olarak kabulü mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Müşteki …’in temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/4-322 E., 2012 / 148 K. sayılı ve 10.04.2012 tarihli kararında da vurgulandığı gibi 1412 sayılı CMUK’nın 372. maddesi ve buna paralel olan 5271 sayılı CMK’nın 243. maddesindeki, “katılan, vazgeçerse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile ilgili olarak istikrarlı bir şekilde sürdürülegelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel olmadığı, esasen dolandırıcılık suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı bulunmadığı dikkate alınarak, müşteki …’in 08.03.2010 tarihli duruşmada katılma istemini içeren sözlü başvurusunun, “soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle reddine dair verilen kararın kaldırılarak, suçtan doğrudan zarar gören müştekinin 5271 sayılı CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca katılan olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … ve müşteki …’ın, paraya ihtiyaçları olduğu bu nedenle sanıkla görüşerek borç para almak hususunda anlaştıkları, katılan ve müştekinin üzerinde ödeme tarihi bulunmayan 123.000 TL bedelli senedi imzalayıp sanığa verdikleri, sanığın, senedi alarak, arabasından parayı alıp getireceğini söyleyerek katılan ile müştekinin yanından ayrılıp bu araçla olay yerinden uzaklaştığı daha sonra bu senedi kardeşi …’na ciro ettiği ve bu senetten dolayı katılan hakkında icra takibi başlatıldığı, bu şekilde atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; katılanın, 12.11.2009 tarihinde soruşturma aşamasında verdiği dilekçede, sanığın borçlarını taksitlendirmesi sonucunda aralarında herhangi bir sorun kalmadığını, şikayetlerinden vazgeçtiklerini aralarında uzlaşmış olduklarını beyan etmesi yine katılan, müşteki ve icra takibinde bulunan … arasında 12.11.2009 tarihinde yapılan anlaşma karşısında, eylemin taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte somut, inandırıcı ve kesin deliler elde edilemediğinden beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.