Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1968 E. 2014/17757 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1968
KARAR NO : 2014/17757
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar … ve …’in, irade ve işbirliği içerisinde otobüs durağında otobüs beklemekte olan şikayetçi … ile eşinin yanına araba ile yaklaşarak “gideceğiniz yere kadar bırakalım” demeleri üzerine şikayetçi ve eşinin herhangi bir şeyden kuşkulanmadan bu davete icabet edip sanıkların içinde bulundukları araca bindikleri, yolda şikayetçi … ve eşi ile sohbet etmeye başladıkları ve sohbet sırasında “biz sana bin euro verelim, sende üzerinde ne kadar para var ise ver” diyerek nakit Türk parasına ihtiyaçları olduğu izlenimini uyandırdıkları, şikayetçinin de değeri 2 bin TL’ye yakın sözde bin euro parayı alıp 450 TL para vermek şeklindeki teklifi kabul ettiği, sanıkların üzerindeki P silinmiş Türkiye de dolaşımı bulunmayan ve değeri de olmayan ayrıca da euro ya göre çok düşük değerde bulunan “…” yazılı bin TL lik değeri olmayan banknotu euro gibi şikayetçiye verdikleri ve 450 TL parayı aldıkları, böylelikle üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarını uygun olarak, oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanıklar ve müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün” ve ” 600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.