Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/11667 E. 2014/12622 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11667
KARAR NO : 2014/12622
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarınca tahsil edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, sahte banka veya kredi karı kullanmak suretiyle yarar sağlama, suçlarından dolayı Konya Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’nın hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından iddianame düzenlendiği ve bu suçun cezasının üst sınırının 7 yıl olduğu gerekçesiyle, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 14/4 ve Açık Ceza infaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 12/1-f maddesi gereğince kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair anılan Konya Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 14/01/2014 tarihli ve 2014/20 sayılı kararma yönelik şikayet üzerine, söz konusu kararın onanmasına ilişkin Konya İnfaz Hâkimliğinin 17/01/2014 tarihli ve 2014/131 esas, 2014/124 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile infaz hâkimliği kararının kaldırılmasına dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/01/2014 tarihli ve 2014/71 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.04.2014 gün ve 2014/7175/25527 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 gün ve 2014/148443 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve 2013/133 esas, 2013/136 sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun’un denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin 105/A maddesinin 7 numaralı fıkrasının b ve c bentlerinin iptal ettiği, bununla birlikte 5275 sayılı Kanun’un açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumuna iadelerine ilişkin 14/4. maddesi ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 8/2. maddesinin halen yürürlükte olduğu, söz konusu maddelerin birbirinden farklı durumlara ilişkin olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geniş yorumlanamayacağı ve 5275 sayılı Kanun’un 14. maddesine teşmil edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 Sayılı Yargıtay Kanunun 14. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
İncelenen dosya ve karar içeriğine göre; sanık hakkında, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin infazı sırasında alınan kararın söz konusu olmasına, TCK’nın 245/3. maddesine göre dört yıldan sekiz yıla kadar hapis; dolandırıcılık suçunun 158/1. madde ile iki yıldan 7 yıla, 204/1. maddesinin iki yıldan beş kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
Dosya ve karar içeriğine, nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (8.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.