YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20303
KARAR NO : 2014/20390
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz, hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, suç duyurusunda bulunma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan … temsilcisinin, Mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına dair karara yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Köy merasına tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olup suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Hazinenin, bu suçtan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi usulsüz olarak verilen katılım kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği cihetiyle, … temsilcisinin temyiz inceleme isteğinin,
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi kapsamında kamu davasını sonuçlandıran hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizin olanaklı bulunmadığı anlşaılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
… Madencilik şirketi ortağı olan sanığın, … Harfiyat firmasından kiraladığı makinelerle … Köyü 176 parselde kayıtlı meradan toprak almak suretiyle meraya 620 m2 tecavüz ettiği, bu şekilde gerçekleşen eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu iddia edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
a-Sanığın, meradan toprak almaktan ibaret eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
c-5271 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası gereğince “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği” hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği halde, sanığa yüklenen suçun niteliği itibariyle maddi bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, anılan maddeye yanlış anlam verilerek zararın karşılanmadığından bahisle, 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin hükmün sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.