YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20224
KARAR NO : 2014/12638
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine;
Temyiz isteminin reddine dair 17/09/2012 gün ve 2012/640 Esas ve 2012/638 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden; bu karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, anılan “ek kararın” ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, yokluğunda verilen 28/06/2012 tarihli kararın, sanığa 06/09/2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 14/09/2012 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin talebi olmadığı halde davaya katılmasına karar verilmesi, temyiz edenin sıfatına göre ve katılan lehine vekalet ücretine de hükmedilmemiş olması karşısında bozma sebebi yapılmamıştır.
Somut olayda; sanığın, kendisini emniyet görevlisi olarak tanıtarak müştekiyi aradığında Ziraat Bankası’nda bulunan hesabının Hakkari-Çukurca’da bulunan teröristler tarafından kullanıldığını söyleyip, kendisine ait … Ziraat Bankası’nda bulunan hesabına para yatırmasını istemesi üzerine müştekinin hesabına 2200 TL parayı havale ettiği, ancak parayı çekmeden müştekinin şüphelenmesi üzerine bloke edildiği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.