Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/16175 E. 2014/365 K. 16.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16175
KARAR NO : 2014/365
KARAR TARİHİ : 16.01.2014

Davacı …’na velayeten….. vd. ile davalı … arasındaki davada …..2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 20.09.2012 günlü ve 2012/403-505 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2013 gün ve 2013/250326 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar….. ve…..’nun 11/09/2012 havale tarihli dava dilekçelerinde; çocukları …..’in 03/07/1997 doğumlu olarak nüfusa kayıt edildiğini, oysa gerçek doğum tarihinin 1995 olduğunu, bu durumun çocuklarının akranları ile birlikte hayata atılmasını ve bazı sosyal haklardan faydalanmasını engellediğini ve psikolojik olarak etkilediğini belirterek nüfus kaydında 03.07.1997 olan doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla 03/07/1995 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri, ….. 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2012 tarih, Esas:2012/403 ve Karar:2012/505 sayılı hükmü ile davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiği, …..Cumhuriyet Savcısı ….’ın 02/04/2013 tarihli mütalaası ile; “Mahkemenin yaşı küçük …’in kemik yaşını belirledikten sonra davaya ilişkin kararını vermesi gerekirken …’in kemik yaşını tespit eden hastane raporu alınmaksızın tanık beyanı ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verildiği” gerekçesiyle kanun yararına temyiz yolu ile mahkeme kararının bozulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Nüfus kayıtlarının doğru olarak düzenlenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. Kamu düzenine ilişkin konularda hâkim istek ile bağlı değildir.
….. Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 17/09/2012 tarihli ve 793 sayılı yazısında, kemik yaşının tespiti istenen …’nun hamile olması nedeniyle röntgen çekilemediğinden sağlık kurulu raporu düzenlenemediği bildirilmiştir.
Mahkemece, röntgen dışında tıbben yaş tespitinin mümkün olup olamayacağı da ilgili sağlık kurumundan sorularak gerekirse hamilelik sonuna kadar beklenerek doğum sonrası davacının sağlık kuruluna sevk edilerek alınacak raporla gerçek yaşının istem ile bağlı olmaksızın ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekirken, bu hususa uyulmaksızın sadece tanık beyanına dayanılarak eksik araştırma ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.