Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20809 E. 2014/13642 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20809
KARAR NO : 2014/13642
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların otomobil ile…’e geldikleri, otomobilin yakıtının bitmesi ve yakıt alacak paralarının bulunmaması nedeniyle mağdurun oturduğu .. ilçesinin kenar mahallelerinden olan …. Mahallesi’ne gittikleri, evinin penceresinden dışarıyı seyreden mağduru el işareti ile dışarıya çağırdıkları, sanık …’un araçta oturan sanık …’i kastederek “babam …’dan geldi, yardım yapacağız, tavsiye üzerine sana geldik” dediği,…. Bankası …. Şubesi Sahte ….ve Efektif İnceleme Komisyonu’nun raporuna göre; orijinal olan ancak ülkemizde tedavülde bulunmayan 500 Yugoslav Dinarını mağdura uzatıp “bu para yaklaşık 900,00-950,00 TL eder, sen bize 300,00 TL para verirsen bu parayı sana vermek istiyoruz” dediği, mağdurun üzerinde bu kadar para olmadığını, ancak yakında bulunan kahvehaneden bulabileceğini söyleyerek kahvehaneye gittiği, kahvehanede bulunan şahısların sanıkların dolandırıcı olduğundan şüphelenerek kolluğu aradıkları, böylece sanıkların yaşlı olan mağdurun inceleme eğilimini etkisiz kılabilecek kandırıcı nitelikteki birtakım hileli hareketlerle mağdurun zararına, kendilerine menfaat temin etmek suretiyle yüklenen dolandırıcılık suçunu işlemeye teşebbüs ettikleri sanık…’un ikrarı, şikayetçi beyanı, tutanaklar ve … Bankası raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “50” gün”, “37gün”, “30gün” ve “600TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, ”5 gün”, “3gün”, “2gün” ve “10TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.