YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4048
KARAR NO : 2014/20376
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde Konya’da bulunan …Caddesi üzerinde alışveriş yapan katılan …’nın yanına yaklaşan sanığın, ”ihtiyacı olanlara kömür dağıtıyoruz, tanıdığın biri var mı?” diye sorması üzerine katılanın kendisine temizliğe gelen ve maddi durumu iyi olmayan katılan …’nın telefonunu sanığa verdiği, sanığın 10 dakika sonra katılan …’yı arayarak kendisine kömür getireceğini, maaş bağlayacaklarını ancak altın küpe ya da yüzük hazırlaması gerektiğini söylemesi üzerine katılanın altını olmadığını söylediği, sanığın altın olmazsa maaş bağlayamayacaklarını ancak erzak yardımı yapabileceklerini söyleyerek bir adres verip oraya yalnız gelmesi gerektiğini, orada odun kömür de vereceğini söyleyip ikna etmeye çalıştığı, devamla kendisinin kadın doğum doktoru olduğunu söyleyerek katılana kaç yaşında olduğunu sorduktan sonra cinsel içerikli sözler söylemeye devam etmesi üzerine katılanın şüphelenip korkarak telefonunu kapattığı, bu şekilde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs ve cinsel taciz suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda;
1-Cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 12 gün”, ”6 gün”, “ 5gün” ve ”100 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 4 gün”,” 2 gün”, ”1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.