Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/20282 E. 2014/20369 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20282
KARAR NO : 2014/20369
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un,…lı olmaları sebebiyle tanıdığı temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte…’dan …’e gelerek…Otel isimli otele yerleşip kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak dolandırıcılık suçunu işlemeye karar verdikleri, bu amaçla başkaları adına düzenlenmiş çok sayıda GSM hattını temin edip kullanmaya başladıkları, 12/03/2014 tarihinde sanıklardan birisinin telefon ile şikayetçi …’ü arayarak kendisini Asayiş Şube Müdürlüğünde görevli polis… olarak tanıttıktan sonra, telefondaki şahsın şikayetçiye “senin kimlik bilgilerin elde edilerek banka hesaplarına girilmiş ve senin adına kredi çekilmiş, senin durumunda 170 kişi daha var biz bu kişileri yakalamak üzereyiz bize yardım eder misin” dediği, şikayetçinin yardım edebileceğini söylemesi üzerine şahsın “hemen hesabının olduğu bankaya git, paranı çek, telefonunu kapatma, kimseye bir şey söyleme” diyerek talimat verdiği, şikayetçinin de Garanti Bankası’na giderek 123.000 TL para bulunan hesabından ancak 40.000 TL ödenebileceğinin söylenmesi üzerine şikayetçinin bu durumu telefondaki şahsa ilettiği, şahsın da 40.000 TL’yi al geri kalanını da yarın gelip alacağını söyle demesi üzerine şikayetçinin 40.000 TL’yi bankadan çekip geri kalanını da yarın saat 10:00’da gelip alacağını banka görevlisine söyleyerek bankadan ayrıldığı, şikayetçinin dolandırılma ihtimalini düşünerek, kendisini telefonda arayan şahıstan kendisini Cumhuriyet savcısıyla görüştürmesini istediği, şahsın önce savcının yoğun olduğunu, banka genel müdürlüğünde bulunduğunu söylediği ancak şikayetçinin ısrar ederek telefonu kapatması üzerine kısa süre sonra bu defa… nolu telefondan arandığı ve telefonda arayan kişinin kendisini Cumhuriyet savcısı … olarak tanıtarak çok önemli bir soruşturmayı yürüttüklerini soruşturmada sona geldiklerini, şüphelileri yakalamak üzere olduklarını söyleyip telefonu kapattığı, hemen sonrasında kendisini polis memuru Kürşat olarak tanıtan kişinin şikayetçiyi tekrar arayarak bir sokağa yönlendirdiği, şikayetçinin sokağa girip yürüdüğü sırada karşı yönden sanık …’in de telefonla konuşarak şikayetçiye doğru geldiği, şikayetçiden parayı kendisine vermesini istediği ve o sırada kendisini polis … olarak tanıtan şahısla görüşmesi için telefonunu şikayetçiye dinlettiği, bu şekilde ikna olan şikayetçinin parayı sanık …’e verdiği ve sanığın da parayı alarak uzaklaştığı; 17/03/2014 tarihinde ise sanık … ve temyiz dışı sanıkların aynı yöntemle şikayetçi …’nu dolandırmaya karar verdikleri ve bu amaçla sanıklardan birisinin şikayetçiyi telefonla arayarak kendisini başkomiser …olarak tanıttıktan sonra şikayetçiye “siz kimliğinizi kaybetmişsiniz, kaybettiğiniz kimliğinizle Finansbank’tan 21.000 TL para çekmişler ve terör örgütüne veriyorlar, bu nedenle 18-36 yıl arası ceza alıp tutuklanabilirsiniz, sizin iyi bir insan olduğunuzu biliyoruz biz şimdi 155’ten sizin cep numaranızı arayacağız, bize yardımcı olun” dediği, şikayetçinin de ikna olup kabul ettiği, bu sırada cep telefonundan şikayetçinin cep telefonunu 155’ten aradıkları, arayan kişinin yönlendirmesi ile şikayetçinin …’da bulunan ING Bank’a gittiği ve bankada bulunan 70.000 TL parasını çekip dışarı çıktığı, daha sonra arayan kişinin yönlendirmesi ile bir sokağa gittiği, telefondaki şahsın “şimdi yanına bir polis arkadaş gelecek, simitçi ya da boyacı kılığında olabilir, parayı bu şahsa verin, biz paranızı Merkez Bankası’nda bloke ettik merak etmeyin” dediği ve telefonu kapattığı, bu sırada sanık …’un şikayetçiye yaklaşarak “emaneti bana teslim edin” dediği ve telefonu şikayetçiye uzatarak telefonda kendisini başkomiser … olarak tanıtan kişiyle konuşturduğu, bu şekilde ikna olan şikayetçinin içinde 70.000 TL olan kargo poşetini sanık …’a teslim ettiğinin iddia edildiği olayda, sanığın kaçamaklı ikrarı, şikayetçi beyanları, teşhis, görüntü izleme ve olay tutanakları, sanık üzerinde yapılan aramada desteler halinde toplam 40.000 TL paranın elde edilmiş olduğuna dair tutanak ile tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemlerinin her iki şikayetçiye karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.