YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3106
KARAR NO : 2014/19389
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın nişanlısı olan … aracılığıyla kendisine ait olan … plaka sayılı aracı satmak için gazeteye ilan verdiği, sanığın irtibat numarasını arayıp yanındaki bir bayanla birlikte araca bakmaya geldiği, detaylı bir incelemeden sonra, aracı satın almak istediğini söyleyip sahibi olduğunu beyan ettiği …Unlu Mamüller isimli işyerine … ‘yı davet ettiği, bahsi geçen yere giden …’nın aracın bedeli olarak 8.500,00 TL’yi nakit olarak istemesine rağmen kendi imalatı olduğunu söylediği tatlılardan ikram edip, yıllardır aynı yerde esnaf olduğunu söyleyen sanığın, istemesi halinde kendisini tüm esnaflara sorabileceğini söyleyip güven telkin etmeye devam ettiği, kimsenin kendisinde parasının kalmayacağını belirtip … ‘yı 2.000,00 TL nakit para verdiği, kalanı ise 26.03.20007 tarihinde 2.000,00 TL ve 30.04.2007 tarihinde de 4.500,00 TL olarak ödemeyi taahhüt ettiği, … ‘nın bu teklifi kabul etmesi üzerine aralarında protokol yaptıkları, aynı gün katılanın sanığa vekaletname verdiği, sanığın da aracı temyiz dışı sanık …’a sattığı, … ‘nun protokol yapılmasından üç gün sonra sanığın işyerine gittiğinde kapandığını gördüğü, çevreden yaptıkları araştırmada sanığın yaklaşık bir ay önce açtığı dükkanını apar topar kapatarak ortadan kaybolduğunu öğrendikleri somut olayda; sanığın soruşturma aşamasında katılanın müşterisi olması nedeni ile kendisini tanıdığını, vekaletname vererek aracını satmasını istediğini, temyiz dışı sanık …’a aracı 4.500,00 TL nakit geri kalan 4.500,00 TL için de senet yaparak sattığını, ancak katılanın …’ın senedini kabul etmemesi nedeni ile dosyada bir sureti bulunan senedi kendisinin düzenleyip katılana verdiğini söylemesine rağmen, kovuşturma aşamasında savunmasını değiştirip, aracı kendisinin satın aldığını, 3.000,00 TL nakit para verdiğini, hastalandığı için kalanını ödeyemediğini söylemesi, soruşturma şamasında bilgisine başvurulan … ‘ın işyerini sanığa 1.000,00 TL kaparo ve 10.000,00 TL senet karşılığında kiraya verdiğini, yaklaşık on beş gün sonra işyeri komşularının arayıp kiracısının apar topar taşındığını bildirdiklerini söylemesi karşısında başından beri katılanın parasını verme niyetinde olmayan sanığın kısa bir süreliğine kiraladığı işyerine katılanın nişanlısı olan … yu getirip güven telkin ettikten sonra aracı alıp parasını ödememesi şeklindeki eylemi nedeni ile dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi sırasında TC’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkasının bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.