YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25424
KARAR NO : 2014/15734
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı verilen 19.01.2012 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 20.02.2012 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun olay günü araba ile evlerinin önünden birkaç kez geçen katılanın arabasına hakkında ayrı soruşturma yapılan babası ile birlikte sopayla camlarını kırmak suretiyle zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
a-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
b-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, çocuk sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtirana” denilerek hüküm kurulması,
c-Sanığa 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesi uyarınca tayin edilen 4 ay adli para cezasının anılan Kanunun 31/3 ve 62. maddeleri gereğince sırasıyla 1/3 ve 1/6 oranında indirim yapılıması sonucu 2 ay 6 gün yerine hesap hatası sonucu 2 ay 23 gün adli para cezasına karar verilmesi ve bu miktar üzerinden aynı Kanunun 52/2 maddesine göre paraya çevirme işlemi neticesinde 1.320 TL yerine, 1.660 TL olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “4 ay”, “3 ay 10 gün”, “2 ay 23 gün “ve “1.660 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “4 ay”, “2 ay 20 gün”, “2 ay 6 gün” ve “1.320 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan müdafii ücretinin çocuktan alınmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve netice olarak ” 408 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline” denilmesi, hükümde yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.