YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29134
KARAR NO : 2014/19399
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, gözaltına alınan veya tutuklananın kaçmasına imkan sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 gün 9-259-47 sayılı kararında belirlendiği gibi, Olayın gelişimi sırasında sanığın, cebir ve/veya tehdit kullandığı polis memuru olan müştekiler suçun mağduru, kamu idaresi ise suçtan zarar gören konumundadır. “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçunun 5237 sayılı TCK’nın “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenmiş olması da kamu görevlilerinin suçun mağduru olamayacakları anlamına gelmemektedir. Aksinin kabulü halinde, görevleri dışında kendilerine karşı cebir ve/veya tehdit kullanılması halinde işlenen bu suçların mağduru olacaklarında kuşku bulunmayan kişilerin, aynı suçlara görevlerinin ifası sırasında kamu görevlisi sıfatıyla maruz kaldıklarında ise suçun mağduru olmadıklarını ileri sürmek çelişkisine düşülecektir ki, bunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.
Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Büro Amirliği’nde polis memuru olarak görev yapan şikayetçilerin, … plakalı ekip otosu ile görev yaptıkları sırada çocuk şube müdürlüğünce aranan ve hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2011/7290 sayılı evrakıyla hırsızlık suçundan dolayı yakalama emri bulunan…’u Karacaoğlu Mahallesi … Sokak üzerinde görmeleri üzerine, yakalayıp ekip otosunun nezaret kısmına alacakları sırada, sanığın komşusu olan …l’un yakalanmasını engellemek amacıyla şikayetçilere taş attığı, temyiz dışı sanık …’un ise oğlunu kurtarmak amacıyla görevli polis memurlarının kollarından tuttuğu, böylece…’un olay yerinden kaçtığı, şikayetçilerin ekip aracı ile …’un peşinden gittikleri sırada sanığın taş atarak polis aracının camını kırdığı somut olayda;
1- Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve gözaltına alınan veya tutuklunun kaçmasına imkân sağlama suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın köpeğinin sağa sola zarar vermemesi için attığı taşın yanlışlıkla ekip aracına geldiğine yönelik savunmasına karşın temyiz dışı sanık …’un Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki sorgusunda sanığın ekip aracına taş atarak camını kırdığını söylemesi, görevli polis memurlarının beyanları, olay yeri inceleme raporu ve zararın tespitine ilişkin ekspertiz raporu kapsamı ile sanığın…’un yakalanmasını engellemek için görevli polis memurlarının ayaklarına doğru taş atması, ardından kaçan şahsın peşine düşen görevlileri engellemek için ekip aracının camını taş atarak kırması şeklindeki eylemleri nedeni ile TCK’nın 294. maddesinde düzenlenen gözaltına alınan veya tutuklunun kaçmasına imkân sağlama suçunun oluştuğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre eylemin gerçekleştirilmesi sırasında şiddet kullanılması nedeni ile hükmolunan cezada arttırıma gidilmesi, bahsi geçen maddenin yedinci fıkrası gereğince ayrıca kamu malına zarar verme suçundan ceza verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Görevli polis memurlarının sanığa yönelik herhangi bir işlemleri olmadığı gibi, sanığın taş atmak şeklindeki eyleminin polis memurlarının kendisine yönelen müdahalelerinden kurtulmak amacıyla yapılmadığı, sanığın komşusu olan …’un yakalanmasını engellemeye çalıştığı gözetilerek unsurları oluşmayan görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini ifa eden kamu görevlilerine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev’iden fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş olduğu halde, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.