YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20719
KARAR NO : 2014/10720
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme; kasten yaralamaya teşebbüs, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Babasının acilen hastaneye kaldırıldığını telefonla haber alan ve alkollü bulunan sanığın, gece saat 00:35 sıralarında geldiği Karşıyaka Devlet Hastanesi Acil Servisi’nin iki kanatlı-camlı otomatik açılır kapanır giriş kapısına tekme atıp camı kırarak içeri girmesi, olaya müdahale eden görevli hastane polisi katılan …’e “seni öldürürüm…” demesi ve kafa atması ancak memurun geri çekilmesi nedeniyle isabet etmemesi eylemlerinin “nitelikli mala zarar verme”; “kasten yaralamaya teşebbüs”; “tehdit” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Kasten yaralamaya teşebbüs” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık hakkında “kasten yaralamaya teşebbüs” suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, karar tarihi nazara alındığında; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununa, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen Geçici Madde 2 ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanığın 24/06/2011 havale tarihli dilekçesiyle vaki anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) “Nitelikli mala zarar verme” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
III) “Tehdit” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyizinin incelenmesinde ise;
Sanığın, zarar verici eyleminden sonra yanına gelen hastane polisi-katılanın olaya müdahalesi sırasında, yakasından tutma, itme, tehdit içerir sözleri sarfetme gibi eylemlerinin bir bütün halinde TCK’nın 265/1. maddesinde tanımlanan “Görevi yaptırmamak için direnme” suçunu oluşturacağı dikkate alınmadan, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde “tehdit” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların CMK’nın 307/4. maddesi uyarınca saklı tutulmasına, 29/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.