YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22223
KARAR NO : 2014/13570
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde ikametinin önünde bulunan katılanın yanına gelen sanığın katılana, oğlunun kömür satın aldığını, kömürleri getirdiğini; ancak kamyonun mazotunun bittiğini bu nedenle kömürlerin yolda kaldığına dair yalan söyleyip ve telefonda sözde oğlu ile konuşuyor izlenimi uyandırdıktan sonra bu duruma inanan katılandan, mazot parası adı altında 200 TL para alarak haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın beyanlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay CGK’nın, 18.06.2013 tarih, 2012/13-1444-2013/305 sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınacak hükümlülüğün bulunması halinde, bunların en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerektiğinden hareketle, bu yönde kararın düzeltilerek onanmasını talep eden düşünce benimsenmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.