Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/6825 E. 2014/7373 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6825
KARAR NO : 2014/7373
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, Şanlıurfa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6288 sayılı Takip dosyasında yapılan 15.02.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, istihkak iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin takip borçlusu …’a ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, bilirkişi incelemesi ile dava konusu mahcuzların, fatura kapsamında olduğunun tespit edildiği, böylece üçüncü kişinin alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksini kanıtladığı gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyizi itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davaları, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulüne tabidir.
Dava değeri alacak miktarı ile hacizli malların değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir.
Somut olayda dava kabul ile sonuçlandığına göre; dava değeri olan alacak miktarı olan 47.208,86 TL üzerinden bakiye nispi karar ve ilam harcının alınması gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Diğer yandan harçlar ile ilgili hatalar kamu düzeni ile ilgili olup, aleyhe bozma yasağı kuralının dışında kalır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarın yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 4.bendindeki “Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Peşin alınan 831,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.972,6 TL nispi karar ve ilam harcının davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 831,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2014 tarihine oybirliğiyle karar verildi.