Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19954 E. 2014/12723 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19954
KARAR NO : 2014/12723
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, oğlunun özürlü maaşını çekmek için PTT şubesine giden mağdurun yanına yaklaşarak, kendisini tanıyormuş izlenimi yaratmak için mağdura “Sadettin amca nasılsın?” dediği, mağdurun kendisini nereden tanıdığını sorması üzerine, daha önceden maliyede işlerini takip ettiği için tanıdığını söyleyip mağdurda güven telkin ettikten sonra mağdura para çekmesi için yardım edebileceğini söylediği, mağdurun oğluna ait kimlik yanında olmadığı için PTT şubesinden parayı çekemedikleri, sanığın, parayı bankadan çekebileceklerini söylemesi üzerine birlikte Ziraat Bankası Kırşehir şubesine gittikleri, parayı buradan da çekemeyince Halk Bankası’na gittikleri, sanığın burada mağdura ne kadar maaş aldığını sorduğu, mağdurun 350 TL maaş aldığını
söylemesi üzerine sanığın, “Sen maaş çektiğin makbuzları, nüfus cüzdanını ve çektiğin 350 TL parayı bana ver, ikinci kattaki memurlara gösterip paranı çekeyim” diyerek mağdurdan aldığı para ve evraklarla bankadan ayrıldığı, mağdurun bir süre beklemesine rağmen sanığın geri dönmediği anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.