YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19952
KARAR NO : 2014/12725
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-g maddesinde suçun; “Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle” işlenmesi nitelikli bir hâl olarak düzenlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için, basın ve yayın araçlarının dolandırıcılık suçunun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlamış olması gerekir. Failin, yarar sağlamak için gerçek olmayan bir durumu basın organında haber ya da reklam olarak yayınlatması ve bunu mağduru aldatmada kullanması halinde basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır. Bu manada gazeteler ve televizyonlar gibi görsel ve yazılı basın ve yayın araçlarının sağladığı ilân, program, haber içerikleri vb. suça konu edilebilmekte, kişiler kolaylıkla aldatabilmektedirler. Gazeteye verilen ilanın sadece sanığa ulaşılmasına yardımcı olduğu, şikâyetçinin
aldanmasında ve hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlamadığı takdirde TCK’nın 158/1–g maddesinin varlığından söz edilemez. Yine şikâyetçinin basit bir araştırmayla gerçeği öğrenebileceği durumda, dolandırıcılığın nitelikli halinden bahsedilemez. Gazetede münhasıran ilan verilmesi yeterli olmayıp, ilanında hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde tarafların aldatılmasında etkisinin bulunması gerekir. Gazetede sahibinden satılık eşya ilanında, eşya tanıtılmadan soyut bir bilgilendirme üzerine verilen telefondan yapılan arama ile gelişen aldatmada, gazeteye verilen ilanın failin sadece şikâyetçiye ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve şikâyetçinin aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı hallerde, “basit dolandırıcılık”, ilanda eşya gerçeğine aykırı olarak tanımlanıp, orijinalinden daha ucuza gösteriliyorsa, teşhir ve gösterim üzerine mağdur yanıltılmışsa nitelikli dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanığın, Posta ve Hürriyet gazetelerinde verdiği “…, HP, Dell, Fujitsu, Siemens sıfır garantili laptoplar 350 dolardan başlayan fiyatlarla.”, “Limakstan 2 yıl garantili sıfır laptoplar, … ve HP’ler 300-700 dolardan başlayan fiyatlarla”, “Expern’den 2 yıl garantili laptoplar. … A.200-1M4 500 $, … A200-1GH 700 $,… A.200-1AE 800 $. HP, …, … modellerimiz de vardır.” şeklinde irtibat telefonları da içeren çeşitli ilanlar verdiği, katılan …’ın 25/12/2006 tarihli Posta gazetesinde gördüğü satılık bilgisayar ilanı üzerine … numaralı telefonu aradığı, kendisini … olarak tanıtan sanıkla yaptığı pazarlık sonucunda bir adet laptop için 600 TL satış değeri üzerinde anlaştıkları, katılanın sanığın bildirdiği Akbank … şubesinde bulunan … numaralı hesaba 600 TL yatırdığı, aynı gün telefonuna gelen mesajla istediği bilgisayar yerine daha üst model bilgisayar gönderildiği için 120 TL daha göndermesinin istendiği, bunun üzerine katılanın mesaj gönderen kişiyi arayıp bilgisayarı gönderdiğine dair kargo belgesini istediği, ancak belgenin gönderilmemesi üzerine dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu, şikayetçi …’ün de 21/11/2006 tarihli Hürriyet gazetesinde gördüğü ilan üzerine ilandaki telefon numarasını arayarak 2. el bilgisayar siparisi verdiği, kendisine bildirilen ve sanığa ait olan 341908487 60 ve 063 27 20 89 61 numaralı hesaplara toplam 440 TL’yi iki ayrı işlemle gönderdiği, yine katılan …’nun da 2007 yılı Ekim ayında Hürriyet gazetesinde gördüğü ilan üzerine aradığı …numaralı telefondan sanık ile görüşerek bilgisayar siparişi verdiği, sanığın bildirdiği ve Garanti Bankası … şubesinde bulunan … numaralı hesaba 09/10/2007 tarihinde 305 TL, 10/10/2007 tarihinde 285 TL, 11/10/2008 tarihinde ise 100 TL olmak üzere toplam 690 TL gönderdiği, ayrıca daha sonraki bir tarihte sanığın, bilgisayarı göndermek için katılandan 2 adet 100 kontör istemesi üzerine katılanın istenilen kontörleri de gönderdiği, sanığın kendisini sürekli oyalayarak yeni taleplerde bulunması ve bilgisayarın gönderilmemesi üzerine dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu, gönderilen paraların sanık tarafından çekildiği, ancak dizüstü bilgisayarların katılanlara ve şikayetciye gönderilmediği anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin her bir katılan ve şikayetçiye karşı ayrı ayrı “Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında katılanlar ve şikayetçiden değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayini ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, aynı kanunun 58. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.