Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19956 E. 2014/12726 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19956
KARAR NO : 2014/12726
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … …’ın, suç tarihinden bir ay kadar önce polis merkezi önünde oturmakta olan tanık …’ın yanına giderek kendisini … … olarak tanıttığı ve evlenmek istediğini söyleyip, kendisi ile evlenmek isteyecek herhangi bir tanıdığı olup olmadığını sorduğu, tanığın, yaşlı bir kayınbiraderi olduğunu ve evlenmek istediğini söylemesi üzerine sanığın, evlenebileceğini beyan ettiği, tanığın durumu kayınbiraderi olan katılana anlattığı ve birlikte sanığın ikametine gittikleri, sanık ile katılanın evlenmek konusunda görüşüp anlaştıkları, sanığın, evde bulunan ve temyiz incelemesi dışında olan …’ı da damadı olarak tanıştırdığı, sanık …’ın evlenmek karşılığında ziynet eşyası istemesi üzerine katılan, tanık ve sanıkların birlikte kuyumcuya gittikleri, katılanın buradan sanık … için toplam değeri 3.700 TL olan 2 adet bilezik, 1 adet büyük altın ve 1 adet küpe aldıkları, tanık Halil’in alınan ziynet eşyalarını çantasına koyduğu ve hep birlikte sanıkların ikametine geri döndükleri, sanık …’ın söz kesme teklifinde bulunması üzerine ziynet eşyalarının tamamının sanık … …’a takıldığı, sonrasında yine hep birlikte katılanın köyüne gitmek üzere yola çıktıkları, sanık … ve damadı olarak tanıştırdığı …’ın, yaşlı olan katılan ile tanığı hızlı adımlarla geride bırakarak izlerini kaybettirdikleri anlaşılmakla; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın, aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmaması ve zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymamış olması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan zararın tamamen giderilmesi koşulunun yerine getirilmemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun resen tartışılmasının zorunlu olduğuna ilişkin tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “600 gün”, “500 gün” ve “10.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.