Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3974 E. 2014/20317 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3974
KARAR NO : 2014/20317
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan ile sanığın arkadaş oldukları, katılanın başka bir dosyadan kesinleşmiş cezası bulunması nedeniyle yakalandığı esnada, yanında sanığın bulunması nedeniyle, katılanın kendisine ait 06 BK 1306 plakalı aracını, kardeşi …’e götürmesi amacıyla sanığa teslim ettiği ancak sanığın, katılana ait aracı katılanın kardeşine teslim etmediği, bu suretle sanığın devir amacı dışında tasarrufta bulunmak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın tevilli ikrarı, tanık beyanları, katılan cezaevine girdikten sonra sanık adına düzenlenmiş trafik ceza makbuzu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
2- Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması sırasında bir ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken, üç ayrı ilamın tekerrüre esas alınarak, bu ilamlardan Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/402 esas, 2033/653 karar sayılı ilamı ile Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/585 esas ve 2004/499 karar sayılı ilamına konu mahkumiyetlerin 3167 sayılı Çek Kanununa muhalefet suçuna ilişkin olması ile karşılıksız çek keşide etme suçunun 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkartılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olması karşısında, silinme koşullarının oluştuğu dikkate alınarak, belirtilen iki ilamın tekerrüre esas alınmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle ve ayrıca hüküm fıkrasının mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin bölümünden Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/402 esas sayılı ilamı ile Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/585 esas sayılı ilamı kısmının tamamen çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.