YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3221
KARAR NO : 2014/19407
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret
HÜKÜM : Beraat, ceza verilmesinden vazgeçilmesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar,örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın üç ay önce kendisine ait cep telefonunu tamir ettirmek için sanığın sahibi olduğu cep telefonu bayiine götürdüğü, aradan geçen uzun zamana rağmen sanığın telefonu katılana teslim etmediği gibi, işyerine gelen katılana telefonunun kaybolduğunu söyleyerek, işyerinden kovduğu, çıkan tartışma esnasında sinkaflı şekilde sövüp “defol, git” dediğinin iddia edildiği somut olayda;
1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hakaret suçunun karşılıklı işlendiği gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK’nın 129/3 maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-c maddesine göre, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan hüküm kurulup sanığın cezalandırılmasına karar verildikten sonra “ceza vermekten vazgeçilmesine” denilerek CMK’nın 223.maddesine muhalefet edilmek suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının ikinci bendi ile üçüncü fıkrasındaki ceza vermekten vazgeçilmesine ilişkin kısımların tamamının çıkartılması, yerine, sadece “5237 sayılı TCK’nın 129/3.maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-c maddesine göre, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, tamire gönderilmesi için kendisine teslim edilen cep telefonunu katılana iade etmemek şeklindeki eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden oluşa aykırı, hatalı değerlendirme ile sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.