Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/18353 E. 2014/1676 K. 06.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18353
KARAR NO : 2014/1676
KARAR TARİHİ : 06.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’un müvekkilinin çocuğu olmadığının tespiti ile nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davalı … idaresi tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Davalı … vekilinin temyizi yönünden;
Gerekçeli karar davalı vekiline 20/08/2013 gününde tebliğ edilmiş ve temyiz dilekçesi 12/09/2013 gününde verilmiş harcı da bu tarihte alınmıştır.
Bu durumda HUMK.nun 432. maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
2-Davalı Nufus İdaresi temyizi yönünden;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde davalı …’un kendi çocuklarıymış gibi nüfusa eşi ve kendisi üzerine kaydettirdiklerini ileri sürerek davalının kendi çocuğu olmadığının tespiti ile nüfus kaydının iptali istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
a-)Dava nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36.maddesine göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi,
b-)Nüfus kaydındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Somut olayda; davalı …’ün, davacının ve eşinin çocuğu olup olmadığı hususunda DNA testi yaptırılıp, gerçek anne ve babası da belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf beyanları yeterli kabul edilerek DNA testi yapılmadan yetersiz araştırma ve eksik inceleme ve infazda tereddüt yaratacak şekilde davanın kabulü,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.