YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28398
KARAR NO : 2014/19420
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, Sırakapılar Mahallesi Aşikar parkta gördüğü mağdura kendi hakkında dedikodu yaptığını düşünerek tokat attığı, bu esnada mağdurun gözlük camının kırıldığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1- Katılan mağdur …’ın 21.08.1999 doğumlu olup, suç tarihinde 11 yaşında olduğu ve katılan mağdur …’in velayet hakkına sahip olan annesi …’ın soruşturma aşamasında kolluk tarafından 25.07.2010 tarihinde alınan ifadesinde, olay nedeniyle suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi olmadığını beyan ettiği halde kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olduğunu belirtmiş ise de, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olamayacağından suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- 5271 sayılı Kanun’un 325. maddesinde, cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilen sanığa yargılama giderlerinin yükletileceği düzenlenmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş olup, Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasında, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin kanun gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, hâkim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal kanunlarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda, uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.