YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3609
KARAR NO : 2014/19461
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı 18/03/2011 tarihinde başka bir hüküm nedeniyle cezaevinde olduğu dikkate alınarak, 22/08/2011 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenmek suretiyle yapılan incelemede;
Suç vasfının doğru belirlenmesine rağmen, uygulama maddesi olarak TCK’nın 157/1 yerine, aynı Kanun’un 174/1. maddesi yazılmış ise de söz konusu maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi ve belirlenen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi yazılmamış ise de, bu eksikliğin de mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önce çalıştığı belediye binasına giderek orda bekleyen katılanla tanıştığı, katılanın iş aradığını öğrenince ona belediyede iş bulabileceğini, tanıdıkları olduğunu söyleyerek katılandan 250 TL para, fotoğraf ve bazı belgeler aldıktan sonra ortadan kaybolduğu, katılanın sanığa bir daha ulaşamadığı, sanığın suçunu ikrar ettiği, böylece sanığın, hileli hareketlerle katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.