Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20755 E. 2014/10696 K. 29.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20755
KARAR NO : 2014/10696
KARAR TARİHİ : 29.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
“Konut dokunulmazlığının ihlali ” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde beraat kararı verilmesi isabetsizliği, temyizlerin kapsamı itibariyle dikkate alınmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Aralarında arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunan taraflardan biri olan sanığın, köylüsü-katılan …’nin evi önüne gelip yol üzerinden ona bağırıp “… şerefsiz.. namussuz .. ananı-avradını sinkaf ederim .. çık dışarı seni öldüreceğim ..” gibi sözleri sarfetmesi, şikayetçinin evi önündeki direğe kendi evinden çektiği, sokak aydınlatma lambasını yakıp-söndürülmekte kullanan şaltere bağlı kabloyu çekip koparması eylemlerinin “mala zarar verme” ; “tehdit” ; “hakaret“ suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Mala zarar verme” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sokak lambasının açılıp-kapatılmasına yarayan olay öncesi faal halde bulunan şartele bağlı kablonun bağlantı yerinden çekilip kopartılması suretiyle mekanizmanın bozulmasının, kopan kablonun ek yapılmadan tornavida ile yerine takılabilecek olsa da atılı suçun oluşumuna engel olmadığını, unsurları itibariyle oluşan atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II)“Tehdit” ve “Hakaret” suçlarından sanık hakkında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Şikayetçinin aşamalardaki değişmez anlatımları, bu anlatımları destekleyen eşi tanık Meral’in ve köy muhtarı …’nin tanık sıfatıyla dinlendiği 29/07/2010 tarihli duruşmadaki beyanları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde sanığa yüklenen “tehdit” ve “ hakaret” suçlarının sübut bulduğu nazara alınarak mahkumiyet kararları verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.