Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/7742 E. 2016/9848 K. 21.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7742
KARAR NO : 2016/9848
KARAR TARİHİ : 21.12.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Zimmet ve değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak temyiz dilekçesinin kapsamına göre katılma talebinin KABULÜNE, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Birlik saymanı olup birliğin para ve malları üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanığın, kendisine encümen kararı olmaksızın huzur hakkı adı altında para ve fazla tutarda maaş ödemesi yapma ile işçi ödemelerindeki parayı temellük etme eyleminin kül halinde zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturduğu, TCK’nın 3 ve 61. maddeleri birlikte değerlendirilerek meydana gelen zararın ağırlığı, suç kastının yoğunluğu da gözetilip asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dolandırıcılık suçundan elde edildiği kabul edilen 16.800,46 TL haksız menfaat miktarına nazaran temel cezanın 1680 gün adli para cezası yerine 1615 gün olarak belirlenip arttırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması suretiyle eksik adli para cezasına hükmolunması,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.