YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4181
KARAR NO : 2014/20408
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; sanığın yetkilisi olduğu şirket ile katılan şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği ve sözleşme gereği malların sanığın yetkilisi olduğu şirkete teslim edilmesinden sonra taksitlerin ödenmesinde aksama olması üzerine katılan şirket tarafından ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin tebliğine rağmen sanığın, borcu ödemediği, sözleşmenin fesh edilerek sözleşmeye konu makinalar hakkında ihtiyati tedbir kararı alındığı, karar kapsamında suça konu malların alınması için sanığın işyeri adresinde haciz işlemi yapıldığı ve suça konu sanfor makinesinin orada bulunmadığı, klima santralinin zarar gördüğü yine klima sistemine zarar verildiği ve hurda haline geldiğinin belirlendiği sanığın finansal kiralama sözleşmesi ile almış olduğu malların bedellerini ödemediği gibi aynen muhafaza etmeyip 19.03.2007 tarihli tutanakta belirlendiği şekilde malların bir kısmında bozulma ve sanfor makinesini teslim edilen yerde bulundurmadığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “365 gün” ve “7.300 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.