YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3941
KARAR NO : 2014/20412
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Yolda tek başına yürümekte olan kayden 17 yaşında bulunan şikayetçiye yaklaşıp, antrenör olduğunu turnuva seçmeleri için … Lisesine gideceğini söyleyen sanığın, onu “… yaşın kaç ? … fiziğin de futbola müsait.. nabzını ölçeyim …” gibi sözlerle kandırıp koşu performansını ölçmek istediğini belirterek yakını olduğun söylediği tanık İ. …’ın işyerine geldiklerinde “… koşacaksın, üzerinde ağırlık olmasın… çıkar da işyeri kasasına koyalım…” deyip onun cep telefonu ve anahtarlarıyla kendi telefonunu tanığa kasaya koyması için vermeleri sonrası dışarı çıkıp belli bir noktada saat tutarak şikayetçinin koşarak uzaklaşmasını sağlayıp, işyerine gelerek tanığa teslim edilen eşyaları alıp izini kaybettirmesi eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari had aşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi, mümkün bulunduğundan hüküm , fıkrasının 1. paragrafındaki “200” 3. paragrafındaki “200” ve “4000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ; “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.