Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20258 E. 2014/12778 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20258
KARAR NO : 2014/12778
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, şikayetçi şirketten bir adet kum kırıcı tersiyeri kiraladığı, sözleşmedeki borcu süresinde ödememeleri nedeniyle kiralayan şirket tarafından sözleşmenin feshedilerek sanıklara kira konusu eşyayı şikayetçi firmaya iade etmeleri için noterlikçe düzenlenen ihtarnameyi gönderdiği, ihtarnamenin 25/05/2009 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede öngörülen süre içerisinde finansal kiraya konu eşyanın şikayetçiye teslim edilmediği, şikayetçinin ticaret mahkemesine başvurarak ihtiyati tedbir kararı aldırdığı, kararın ifası için icra takibi başlatıldığı ve borçlu adresine gidildiğinde, finansal kiraya konu eşyanın bulunamadığı, sanıkların finansal kiraya konu eşyanın tesliminden kaçındıkları, sanıkların bu eylemleriyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunması, şikayet dilekçesi, düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmesi, ek ödeme planı, fatura, ihtarname, ihtiyati tedbir kararı, haciz tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun yasal unsurları
oluştuğundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”365 gün”, ”304 gün” ve ”6.080,00TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün”, ”4 gün” ve ”80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.