YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19308
KARAR NO : 2014/19504
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit ve nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmolunan ceza miktarına nazaran sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158. maddenin ikinci fıkrasında yer alan, bu düzenlemeyle failin, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürerek ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin etmesi nitelikli dolandırıcılık kabul edilmektedir. Suçun maddî unsuru, kamu görevlileri yanında hatırı sayıldığının, onlarla ilişkisi bulunduğunu iddia ederek, yapılacak aracılık karşılığında kamu görevlisine verilmek üzere, para veya başkaca menfaat almak, kabul etmektir.
Kamu görevlisi, TCK’nın 6. maddesinde tanımlanmış ve açıklanmıştır. Bu suçun meydana gelmesi için, suç konusunun resmî nitelikte bir iş olması ve failin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahsederek dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmesi
gerekir. Faildeki ahlaki kötülüğün, yalnız başkalarını dolandırmakla kalmayıp, aynı zamanda kamu görevlilerini şüphe altına sokmasındaki vahameti, suçu nitelikli hâle getirmiştir.
Bu iddia yapıldığında, o kamu görevlisinin gerçekten var olup olmadığı, yada o işi yapmaya yetkili bulunup bulunmadığının bir önemi yoktur. Ancak nüfuzdan faydalanacağı söylenen kişinin kamu görevlisi olması gerekir. Kamu görevlisi sayılmayan bir kişiyle ilişkisinden dolayı bir yarar sağlanması halinde bu nitelikli hal uygulanmayacaktır. Kamu görevlisinin taraflarca tanınan ve bilinen bir görevli olması aranmaz. Asıl olan tarafların anladıkları ve anlattıkları memurun makam olarak belirlenebilen bir görevli olmasıdır. Failin mağdurdan sağladığı çıkarı…. Başsavcısına, …kaymakamına, vereceğim şeklindeki beyanında Başsavcının, Kaymakamın kişi, makam ve görev olarak yeterince belirliliği bulunmaktadır. Failin, belirli bir memur yanında hatırı sayıldığından bahsedilmeksizin, bakanlardan, milletvekillerinden, hakimlerden, tanıdıkları olduğu ve işi halledeceğini söyleyerek çıkar sağlanması halinde basit dolandırıcılık söz konusu olacak ve TCK’nın 158/2. maddesi uygulanamıyacaktır. Keza, failin belli bir memur yanında hatırı sayıldığından söz etmeksizin kendisini kamu kurumunda görevli (müfettiş, genel müdür vb.) olarak tanıtıp müştekinin tayinini yaptırabileceğini söylemesi halinde eylemi, basit dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.
Kamu görevlisine gerçekten ve onun bilgisi içinde çıkar sağlanmış ise eylem rüşvet suçunu oluşturacaktır.
Somut olaylarda; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışıp dolandırıcılık iddiaları nedeniyle işine son verilen sanık …’ın, 20/03/2006 tarihinde katılanlar…, … ve … ile tanışarak kendisini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın koruması olarak tanıttığı, … Başkanı … …’ın dayısı olduğunu, Büyükşehir Belediyesine bağlı İzelman şirketinde iş bulabileceğini söyleyerek kayıt parası ve masraf adı altında katılan …’dan değişik tarihlerde toplamda 400 TL para ve kullanmak için Siemens M 65 marka cep telefonunu, katılan …’dan değişik tarihlerde toplamda 250 TL para, katılan …’ten de değişik tarihlerde toplamda 230 TL para aldığı, sonraki günlerde katılanlara belediyede görevli kişiler tarafından doldurulduğunu söylediği belgeleri göstererek işe başlayacaklarını söylediği, aradan uzun süre geçmesine rağmen işe alınmayan katılanların 20/03/2006 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne giderek …Başkanı …… ile görüştüklerinde gerçek durumu öğrendikleri,
25/12/2006 tarihinde ise katılan …’ın, arkadaşı vasıtası ile sanık … ile tanıştığı, sanığın katılana İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının koruması olduğunu iş bulabileceğini söylediği ve 100 TL para aldığı ve ortadan kaybolduğu, uzun süre bekleyen katılanın İzmir Büyükşehir Belediyesine giderek güvenlik görevlileriyle görüştüğünde dolandırıldığını anladığı, 06/10/2011 tarihinde ise bu sefer katılanlardan …’ın sanık ile tanıştığı, sanığın kendisini İzmir Büyükşehir Belediyesinde güvenlik görevlisi olarak tanıttığı ve … Müdürünün dayısı olduğunu Büyükşehir Belediyesine bağlı Eshot Genel Müdürlüğü Makine Atölyeler Şubesinde sigortalı iş bulabileceğini söylediği, katılandan 2 adet fotoğraf, kimlik ve diploma fotokopisi aldığı, sonraki günlerde katılandan 200 TL para istediği, ancak sanık hakkındaki dolandırıcılık eylemlerinin ortaya çıkması üzerine katılanın bu parayı vermediği,
2007 yılı haziran ayında da katılan …’ın, baldızı …vasıtası ile sanıkla tanıştığı, sanığın katılana dayısının İzmir Büyükşehir Belediyesinde çalıştığını tanıdıklarını burada işe sokabileceğini söylediği ve katılanın kızını Petkim’de işe sokacağını söyleyerek kimlik fotokopisi, 6 adet fotoğraf, lise diploması, sabıka kaydı gibi belgeler ile birlikte değişik tarihlerde toplamda 1.000 TL para aldığı,
Sanığın yine katılan … vasıtası ile tanıştığı katılan … ve katılan …’a da iş bulma vadinde bulunduğu , bu arada katılan … vasıtasıyla da katılan … ile tanıştığı, katılanlara …Başkanı ……’ın dayısı olduğunu söylediği, katılanlardan kimlik fotokopisi, fotoğraf, diploma, sabıka kaydı gibi belgeleri topladığı katılan …’den doktor raporu ve masraflar için değişik tarihlerde toplamda 175 TL, katılan …’den değişik tarihlerde 170 TL ve 50 TL olmak üzere toplam 250 TL, katılan …’dan eşi ile birlikte İzelman’a işe sokacağını söyleyerek doktor raporu için 120 TL ve ayrıca borç adı altında 585 TL para aldığı, yine katılan …’tan rapor almak için 60 TL para alarak İzelman’da işe sokacağını söylediği, bir süre bekleyen katılanların işe çağrılmamaları üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesine gittiklerinde ……’ın bir yıl önce emekli olduğunu öğrendikleri anlaşılmakla , sanığın katılan … yönelik eylemi nedeniyle basit dolandırıcılık, diğer katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.