Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19987 E. 2014/12799 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19987
KARAR NO : 2014/12799
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, öncesinde katılana 63 baş koyun ve 43 baş kuzu sattığı, sanık ile katılan arasındaki anlaşmaya göre katılanın hayvanların bedelini daha sonra ödeyecek olduğu, ancak daha sonra tarafların bu ödeme konusuda anlaşmazlığa düştükleri, her ne kadar katılan; sanığın, kendisine vadeli olarak sattığı hayvanlar ile kendi bir kısım hayvanını bilare bankadan çekeceği krediye teminat olarak göstermek üzere aldığını, ancak geri iade etmediği iddiasında bulunmuş ve bu iddiaya dayalı olarak sanık hakkında kamu davası açılmış ise de sanığın, mezkur biçimde yapmış olduğu savunmasının aksine katılanın soyut iddiasından başka bu iddiayı isbata matuf yeterli delil elde bulunamamasına, dinlenen tanıkların da sanığa isnat olunan eylem yönünden görgüye dayalı bilgilerinin bulunmamasına göre şüpheden sanığın yaralanacağı yolundaki ceza hukuku genel prensibi de gözönüne alınarak müsnet suçu işlediğine dair savunmasının aksine şüpheden uzak delil elde edilemeyen sanığın atılı suçtan beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1000,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.