Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20684 E. 2014/10614 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20684
KARAR NO : 2014/10614
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; Aydın Barosu avukatı olarak çalışan sanık …’in, 10.09.1996 tarihli vekaletnameye istinaden katılan …’ın (Menteş) vekili olarak Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davası sonucunda Mahkemenin 15/06/2004 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 04/06/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 75 TL maddi ve 250 TL manevi tazminat, 300 TL vekalet ücreti ve 99,886 TL yargılama giderinin davalı olan tanıklar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, bu ilama göre sanık avukatın, Nazilli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2240 Esas sayılı takip dosyasıyla borçlular hakkında asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 2.410,523 TL’lik alacağın tahsili talebiyle ilamlı icra takibi başlattığı, bir süre devam eden icra takibinde İcra Müdürlüğü tarafından yapılan hesap tablosuna göre 03.09.2008 tarihi itibariyle faizlerle birlikte ödenmesi gereken borcun 4.407,87 TL olduğu ve herhangi bir
ödeme yapılmadığının belrtildiği, ancak borçlu … tarafından 16.08.2007, 08.10.2007 ve 11.02.2008 tarihli tahsilat makbuzları karşılığında sanık avukata toplamda 3.840 TL ve ayrıca 40 TL haricen ödeme yapıldığı, ancak sanık avukatın katılan … (…) adına tahsil ettiği bu paraları katılana teslim etmediği, bilirkişi raporuna göre de sanığın daha önce yine katılan …’ı vekaleten temsil ettiği davalar yönünden alacağı toplam 2.762,22 TL vekalet ücretinin bulunduğu, ancak bu alacak mahsup edildiğinde dahi 1.127,78 TL paranın sanık avukatın uhdesinde kaldığı sabit olmakla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 150 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “150 GÜN”, “125 GÜN” ve “30X125=3.750 TL.” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “30×4=120 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.