Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4629 E. 2014/20591 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4629
KARAR NO : 2014/20591
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kendisini “…” olarak tanıtıp bu isimde sahte nüfus cüzdanı kullanan sanık … ile “…” sahte kimliğini kullanan diğer sanık …’ın, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek önce tanık …’e ait işyerini mimarlık ofisi olarak kullanmak üzere kiraladıkları, ardından … gazetesine “kiralık araç aranıyor” diye ilan verdikleri, kendilerini arayan tanık …’in kendisine ait… marka aracı sanıklara aylık 750 TL bedelle kiraladığı, sanıkların yine … gazetesine ilan vererek kiralamış oldukları bu aracı satmak istedikleri, ilandaki telefon numarasını gören tanık …’nın, satılık araç arayan katılan …’i arayarak ilandaki araçtan bahsettiği, katılan … ile tanık …’in kendisini Bülent olarak tanıtan sanık …’la irtibata geçtikleri, aracı görmek ve fiyatı konusunda pazarlık yapmak için tanık ile katılanın sanıkların kiralamış oldukları ve “… Mimarlık” tabelasını astıkları ofise gittikleri, aracın 14.000 TL’ye alım satımı konusunda anlaştıkları, sanık … ile katılan …’in notere devir işlemleri için gittikleri, tanık … ile sanık …’ın da büroda bekledikleri, katılan …’in gitmeden önce 14.000 TL parayı tanık …’e bıraktığı, sanık …’ın yolda bir bahane uydurarak katılan …’in yanından ayrıldığı, bu sırada büroda beklemekte olan sanık …’ın telefonla konuşuyormuş gibi yaptıktan sonra tanık …’e noterde devir işleminin tamamlandığını söylediği, bunun üzerine tanık …’in elindeki 14.000 TL’yi sanık …’a bıraktığı, parayı alan sanık …’ın da bürodan çıkarak uzaklaştığı, bir süre sanık …’ı bekleyen katılan …’in, tanık …’i aradığında parayı vermiş olduğunu öğrendiği, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşıldığından mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.