Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/23105 E. 2014/17711 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23105
KARAR NO : 2014/17711
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz, resmen teslim olunan mala el konulması ve bozulması
HÜKÜM : Düşme, beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanın, babası tarafından tapu kaydındaki maliklerinden haricen satın alınan ve evlerindeki yangın nedeni ile yok olan satış sözleşmesini ibraz edemedikleri için kadastro çalışmaları sırasında tekrar eski malikleri adına tescil olunan … 138 ada 1 parseldeki depoyu bir süreliğine kullanması için ücretsiz olarak tahsis ettiği sanık …’ın kendisine tahliye taahhütnamesi vermesine rağmen taşınmazı boşaltmaması üzerine icra takibi başlattığı, bu kapsamda icra müdürlüğü marifeti ile deponun tahliye edilerek değiştirilen anahtarlarının katılana teslim edildiği, bir süre sonra sanık …’ın kapı kilidini kırıp tanık olarak dinlenen …’e suça konu depoyu kiraladığı somut olayda;
1- Sanık … hakkında mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçuna ilişkin olarak; Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması nedeni ile;
Hakkı olmayan yere tecavüz suçuna ilişkin olarak; incelenen tapu kayıtlarına göre katılanın suça konu taşınmazın maliki olmadığı gibi, haricen satın almak suretiyle zilyedliğini devraldığına dair herhangi bir delilin de bulunmadığı gözetildiğinde; sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi …’nin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında resmen teslim olunan mala el konulması ve bozulması suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin olarak katılan vekilinin aleyhe temyiz talebi ile sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık savunmaları ve tanık anlatımlarına göre sanık …’ın suça konu deponun kilidini kırıp kiraya verme eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanunu’nun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.