Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5023 E. 2014/20595 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5023
KARAR NO : 2014/20595
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yeminli Mali Muşavir olan katılanın bürosunda stajyer olarak çalışan sanığın, katılan ile tartışması nedeniyle işten ayrıldıktan sonra kendisine iş amacıyla ve geçici süreliğine kullanımına tahsis edilen cep telefonunu, içerisindeki… numaralı hattı ve çalıştığı büroya ait anahtarı kendisinden istenmesine rağmen katılana iade etmeyerek uhdesinde bulundurmak suretiyle üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın her aşamada verdiği ifadesinde; “söz konusu cep telefonunun kendisine ait olduğunu, bedelinin maaşından kesildiğini, içerisindeki hattın ise iş yerinden ayrılmadan önce iptal eidldiğine” dair savunmasının aksini gösterecek somut bir tespitin yapılamadığı ve ayrıca sanığın, söz konusu iş yerine ait anahtarı çöpe attığını, kendisinden anahtarın talep edilmediğini beyan ettiği dikkate alındığında; katılan ile arasında gerçekleşen hizmet ilişkisinin gereği olarak kendisine teslim edilen iş yeri anahtarının zilyetliğinin devrini inkar ederek kendisinin veya bir başkasının yararına tasarrufta bulunmak suretiyle üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine ilişkin katılanın iddiası dışında somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.08.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.