YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14495
KARAR NO : 2014/17722
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Sahte fatura düzenlemek ; Defter belge ibraz etmemek
HÜKÜM : Beraat ; Red ; Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılma , ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.Yaşın küçüklüğü,akıl hastalığı, akıl zayıflığı,ayyaşlık veya bunlara benzer durumlarda bulunma dolayısıyla, fiil ve hareketlerin saikini ve sonuçlarını doğru olarak algılayamayan kişilerin dolandırılması,TCK’nın 158/1-c bendiyle ağırlaştırıcı neden kabul edilmiştir.
Algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle kişilerin aldatılması daha kolaydır. Algılama, duyu organları aracılığıyla olay, nesne ve ilişkileri birbirinden ayırt etme demektir.
Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk, uyuşturucu etkisinde bulunma yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olan kişilerin aldatılması suçun konusudur.
Mağdurda zayıf da olsa bir irade, zayıflamış bilinç var olmalıdır.Akla uygun davranma demek,belli bir olay karşısında normal insanlardan çoğunun izleyeceği davranışa uygun hareket etmek demektir. Hâkim,somut olayın mahiyetini,kişinin içerisinde yaşadığı sosyal çevreyi, gelişme derecesini,muhakeme ve fikrî becerisini göz önünde tutarak değerlendirme yapacaktır.
Algılama yeteneğinin çok zayıf olması veya hiç olmaması halinde, aldatılması gereken bir irade söz konusu olmayacağından dolandırıcılık suçundan bahsedilemeyeceğinden hırsızlık suçu söz konusu olacaktır. Ceza sorumluluğu olmıyan 12 yaşını bitirmemiş çocukların ve tam akıl hastalarının yaptıkları hareketlerin anlam ve sonuçlarını bilemiyeceklerinden aldatılmalarından ve dolandırılmalarından bahsedilemez. 12 yaşını tamamlayıp 15 yaşını tamamlamıyan çocukların algılama yeteneklerinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunmaması halinde eylem, hırsızlık suçunu oluşturacaktır. Fail, bilerek mağdura uyuşturucu madde vererek veya sarhoş ederek onun algılama yeteneğini azaltmış ise ve oluşturulan bu zayıflık anında mal alınmışa eylem, TCK’nın 148/3 kapsamında mefruz cebir kapsamında değerlendirileceğinden yağma suçunu oluşturacaktır.
Akraba olan sanıklar … ve …’nin ; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 25/05/2009 tarihli raporuna göre TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai sorumluluğu olmadığı tespit edilen katılan (sanık ) … ile akıl zayıflığı olduğu ileri sürülen mağdur … ’yı, kendilerine iş imkanı sağlayacaklarını söyleyip ikna ederek; şikayetçi …’un temsil ve ilzama yetkili müdürlüklerini kayden üzerine aldığı, …. Ltd. Ve … Ltd. Ticari ünvanlı şirketlere ortak edip, kurdurmaları (Sırasıyla; 29/07/2003 ve 31/12/2003) sonrasında sanık …’in .. Ltd. İçin 08/12/2013 tarihli, sanık …’un ise 15/01/2004 tarihli …. Noterliğince düzenlenmiş vekaletnameler ile (vekil eden; katılan-sanık …) şirketleri temsil ve ilzama yetki alarak; birlikte hareket eden sanıklar …, … ve … tarafından gerçekte paravan olarak kurulmuş olduğu ileri sürülen bu şirketlerden …. Ltd. nezdinde 2004 (2005) takvim yılında 15/02/2006 tarihli 3 ve 4 sayılı Vergi Tekniği Raporu ve Vergi Suçu Raporunda belirlendiği üzere; … A. Ş. ticari ünvanlı şirkete 02/06/2004 – 18/09/2004 tarihleri arasında 34 adet sahteliği ileri sürülen faturaları düzenleyip vermeleri ve vergi incelenmesine esas olacak şekilde varlığı sabit ticari defter- belgeleri (2004 takvim yılına ait) 13/12/2005 tarihinde yapılan tebligata rağmen ibraz etmemeleri eylemlerinin sanıklar … ve … açısından (katılan … ve mağdur …’a karşı) “nitelikli dolandırıcılık”, aynı sanıklar ile katılan-sanık … açısından “2004 (2005) takvum yılında sahte fatura düzenleme ” ve “Defter-belge ibraz etmeme” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) 02/07/2008 tarihli iddianame ve 22/12/2008 tarihli görevsizlik kararı çerçevesinde ; sanıklar … ve … haklarında ; katılan …’a (mağdur …’a) karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarına şikayetçi Maliye Hazinesinin ; 02/07/2008 tarihli iddianame kapsamında sanık … hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davasına şikayetçi …’un anılan suçlardan doğrudan doğruya zarar görmediklerinden “katılma” hakları bulunmadığı, usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararlarının bu hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden hazine adına vekilinin ve şikayetçi … vekilinin anılan hükümlere yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık … hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen “CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca red” kararına yönelen katılan hazine adına vekilinin ; sanık … hakkında 30/10/2007 tarihli iddianame ile açılan “2004-2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme “ ve “Defter-belge ibraz etmeme” suçlarından verilen “TCK’nın 32. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ” dair karara yönelen katılan hazine adına vekilinin ve sanık … müdafiinin ; “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanıklar … ve … haklarında verilen “beraat” kararlarına yönelen katılan … vekilinin ve C. savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan hazine vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
III)Sanık … hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen “dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılması” kararına yönelen katılan hazine adına vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan hazine vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kamu davasının “düşmesine ” karar verilmesi yerine “ortadan kaldırılmasına” hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün, bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4 no’lu paragrafında yer alan “ORTADAN KALDIRILMASINA ” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, ” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.