Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3812 E. 2014/20442 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3812
KARAR NO : 2014/20442
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, iftira, suçluyu kayırma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in … İlçesi … Caddesinde yaya olarak yürüyen katılan …’ın yanına yaklaşarak İranlı olduğunu belirtip adres sorduğu, katılanın da sorulan adresi bilmediğini söylediği, bu esnada sanık … ile birlikte hareket eden diğer sanık …’nin katılan ile sanık …’in yanına gelerek yardımcı olmak istediğini söylediği, sanık …’in yine adres sorması üzerine sanık …’nin “hayırdır burada ne yapacaksın” diyerek sorulan adresi bilmediğini söylediği, sanık …’in de yahudi birisine emanet getirdiğini, bunu her zaman yaptığını beyan ettiği, sanık …’nin de biz müslümanız biz sebeplenelim dediği, bunun üzerine sanık …’in cebinden iki tane ambalajlanmış sarı renkli altın külçe olduğunu belirtiği eşyaları çıkartarak birini katılana diğerini sanık …’ye verdiği ve karşılığında 1000 TL para istediği, ancak katılanın pazarlık yaparak söz konusu eşyayı 900 TL vererek satın aldığı, akabinde sanık …’nin cep telefonundan birisini arayarak katılana kuyumcuyla konuştuğunu, suça konu altınları satın alacağını söyleyerek adresini verdiği yere gitmesini istediği, katılanın da söz konusu kuyumcuya giderek sanıklardan aldığı altın görünümlü eşyaları bozdurmak istediği, ancak suça konu eşyaların altın görünümlü saat olduğunu ve değerlerinin de 10 TL olduğunu öğrenmesi üzerine dolandırıldığını anladığı, bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra katılanın iş için…İlçesine gittiği, burada otobüsten indikten sonra … isimli şahsın yanına yaklaşarak katılandan bir adres sorduğu, bu esnada sanık …’in katılan ile … isimli şahsın yanına yaklaşarak “ hayırdır ne soruyorsun “ dediği, katılanın sanık …yi daha önceki dolandırıcılık olayı nedeniyle tanıması üzerine … isimli şahsa işaret ederek sanık …’yi oyalamasını, kendisinin de polisi arayacağını söylediği ancak … ile …’nin birlikte hareket etmeleri nedeniyle oradan kaçtıkları, daha sonra sanıklar … ve … yakaladıklarında, sanık …’nin …’deki olayda yanında …’ın değil …’ın bulunduğunu söylediği, sanık …’ın da olay sırasında sanık …’nin yanında olmadığı halde …’yi kurtarmak için yanındaymış gibi beyanda bulunduğu, bu şekilde sanık …’in dolandırıcılık, sanık …’in dolandırıcılık ve iftira, sanık …’ın suçluyu kayırma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda, mahkemenin sanıklar … ve …’in üzerine atılı iftira ve suçluyu kayırma suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan beraat kararlarında ve sanık savunması, katılan ifadesi, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre dolandırıcılık suçunun sanıklar … ve … tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Katılanın, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığında sanık …’i yakın zamanda çekilmiş fotoğrafından kesin olarak teşhis etmesi karşısında, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafi ve sanık …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 04.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.