YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3002
KARAR NO : 2014/19568
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik, 6197 sayılı Kanuna aykırılık, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan …’nin eczacılık diplomasının bulunmasına rağmen, sosyal güvenlik kurumları ile yapmış olduğu sözleşmelerin 7 yıl süre ile feshedilmesi üzerine sanık …’ın 13. Bölge Eczacılar Odasında kaydı olduğu halde diğer sanık …’ye vekaletname verdikten sonra Pazaryolu İlçesi’ne kontrol amacıyla hiç uğramadığı ve bu şekilde tüm sanıkların muvazaalı olarak eczane işletmek suretiyle 6197 sayılı Kanun’un 40/1. maddesine muhalefet suçunu işledikleri, sanıklardan …’nin ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödeyememesi nedeniyle alacaklılar tarafından hakkında icra takibinde bulunulması üzerine eczaneye ilaç alamadığından stokta bulunan ilaçları eritmek için …’nin şikayetçi …’ın oğlu …’a ve mağdur …’a, …’nin ise, … ve …’nun kız…’a muadil olmayan ilaçlar verdikleri ve bu ilaçların yan etki yapması nedeniyle hastaların fenalaşarak hastaneye kaldırıldıkları, bu suretle sanıklar… ve …’nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek insanların sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç sattıkları; Pazaryolu Kaymakamlığı’nca İlçe Mal Müdürü başkanlığında kurulan inceleme komisyonunca 79 adet reçete üzerinde ilaç eklemesi yapıldığının tespit edildiği, sanıklar… ve …’nin yazı örneklerinin alınarak Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilmesi üzerine 26.04.2006 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporunda, 5 adet öğrenci sevk kağıtlarına sonradan ilave edilen ilaçların sanık … tarafından, diğer reçetelerdeki ilaçların ise sanık … tarafından yapıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanıklar … ve …’nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hastaların reçetelerine fazla ilaç yazıp hastalara muadil olmayan ilaçlar vermek suretiyle bu ilaçların bedellerini tahsil ederek 3.993,76 TL menfaat temin ettikten sonra, sanık …’nin dilekçesi ve talebi üzerine zararın tamamının faizi birlikte diğer ödeme emri evraklarından mahsup edildiğinin iddia olunduğu olayda;
1-Sanıklardan Hasan ve … haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet; sanık … hakkında ayrıca ruhsatname almaksızın eczane açmak suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların reçetelere ekleme yapma şeklindeki eylemlerinin, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi; …’nin ruhsatname almaksızın eczane açma suçuna iştirak ettiğine dair, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar… ve … haklarında nitelikli dolandırıcılık ve kişilerin hayatını tehlikeye sokacak şekilde ilaç satma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların sahtecilik yapmak suretiyle haksız yere kamu kurumunu zarara uğratıp, şikâyetçilere doktor tarafından yazılan ilaçlar yerine muadili olmayan ilaçları vererek sağlıklarının bozulmalarına sebep verdikleri anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık ve kişilerin hayatını tehlikeye sokacak şekilde ilaç satma suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken temel cezanın belirlendiği bentte TCK’nın 158/1. maddesinin “e” bendinin yazılmaması ve anılan hüküm ile kişilerin hayatını tehlikeye sokacak şekilde ilaç satma suçlarından kurulan hükümde belirlenen gün adli para cezalarının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel cezanın belirlendiği bentte 158/1-d ifadesinden sonra gelecek şekilde “-e” ibaresinin eklenmesi ile her iki suçtan kurulan hüküm fıkralarında yer alan adli gün para cezalarının adli para cezalarına çevrildiği bölümlere “1 gün karşılığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince takdiren” yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanıklar … ve … haklarında ruhsatsız eczane açmak;…hakkında ayrıca kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç satma suçundan verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanıkların anlaşmalı bir şekilde eczane açmış olmaları yasal prosedür izlenilerek resmi kurumdan alınmış olan ruhsatın varlığını ortadan kaldırmayacağından, ruhsatsız eczane açma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, beraatları yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
b)Sanık … hakkında kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç satma suçundan açılmış bir dava bulunmamasına rağmen, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.