YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19552
KARAR NO : 2014/12848
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın oğlu …’ı evlendirmek istediğini bilen sanık …’ın, 24/10/2005 günü katılan …’a “İstanbul’da dürüst bir bayan var, oda senin oğlun gibi dul, bunları evlendirelim” teklifinde bulunduğu, katılanın kabul etmesi üzerine sanık …’ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği ve akrabaları olan diğer sanıklara haber verdiği, sanık …’ın da aslında başka bir şahısla evli durumda bulunan sanık … …’ı 25/10/2005 tarihinde Samsun’da bulunan sanıklar … ve …’ın evine getirdiği, katılanlara haber vererek 26/10/2005 tarihinde …’ın işyerinde buluştukları, sanık … …’ın katılan … ile evlenmeyi kabul etmesi üzerine tüm sanıklar ile birlikte katılanların ilçesine geldikleri, katılan …’ın toplam 2500 TL değerinde altın, takı ve yine 500 TL tutarında giysi alarak sanık … …’a verdiği, köye dönmeden önce sanıklardan …’ın “bu hayırlı işin bize biraz masrafı oldu, 1600 TL vereceksin” demesi üzerine katılan …’ın nakit olarak 1500 TL verdiği, sanıklar ve katılanların köyde … ile sanık … …’a dini nikah yaptıkları, akşam yemeği sırasında sanık … …’ın birden kusmaya başlaması üzerine sanığı hastaneye götürdükleri, doktorların bir gece hastanede kalmasını istemeleri üzerine katılan … hastanede beklerken sanıklar … … ile …’ın altın takı ve giysileride almış olarak hastaneden kaçıp uzaklaştıkları olayda, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanıklar … …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanık hakkında belirlenen gün adli para cezası, TL cinsinden adli para cezasına çevrilirken sevk maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesi gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 04.09.2010 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.