Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2254 E. 2014/17716 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2254
KARAR NO : 2014/17716
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’un, eniştesinin babası olan katılana arkadaşı olan sanık …’ın elinde ucuz altın olduğunu söylediği, sanık …’ı katılanın oğlu olan tanık …’ın işyerne çağırarak katılan ile bir araya getirdiği, sanık …’ın yanında numune olarak getirdiği bir adet İngiliz altınını gösterdiği katılanın, altının gerçek olduğunu anlaması üzerine pazarlık yaparak 500 altın karşılığında 30.000.00 TL para vermeyi kabul ettiği, bu anlaşma kapsamında katılanın yanında diğer sanık …, oğlu … ve akrabası olan … bulunduğu halde …’ya giderek sanık … ve onun yanında bulunan … isimli kim olduğu tespit edilmeyen şahısla buluştukları, sanık … ve … isimli şahsın yanlarından ayrıldıkları, bir süre sonra …’in tekrar gelerek katılan ile birlikte altınları almak için diğerlerinin yanından ayrıldıkları, bir evin önüne gelince katılanın 30.000.00 TL parayı … isimli şahsa verdiği, kapının önünde beklemesine rağmen sanık … ile … isimli şahısların gelmedikleri gibi bir süre sonra telefon açarak …’de bir benzinlikte olduklarını söyleyerek katılanı da oraya çağırarak olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştıkları somut olayda;
1- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın bizzat numune altını…’e getirip katılana göstererek onu ikna etmesi, …’da altınları satacaklarını söyleyip … isimli şahısla birlikte katılan ve yanındakilerin yanından ayrılıp 30.000.00 TL parayı aldıktan sonra ortadan kaybolması karşısında üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçunda kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın savunması, tanık beyanı ve katılanın sanık …’dan şikayetçi olmadığına yönelik beyanı karşısında sanığın diğer sanık … ile katılanı tanıştırmak dışında suça iştirak ettiğine yönelik aşamalarda değişmeyen savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilmediği gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.