Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/11822 E. 2014/12871 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11822
KARAR NO : 2014/12871
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme ve beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin … plakalı aracını sanıklara 29.750 TL’ye sattığı, 10.000 TL’sini peşin aldığı, geri kalanı için teminat senedi aldığı,sanık …’nın senedi ödeyecek kişi, sanık …’in de senede kefil olduğu, ancak sanıkların daha sonra ödeme yapmadıkları gibi kendilerine de ulaşamadığını beyan ettiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık …’nın nüfus kaydına göre 19.05.2012 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında hakkında CMK
223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, sanık … hakkında ise olayın hukuki ihtilaf olması sebebiyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmaması karşısında, bu gerekçelere dayanan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma; sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen duruşmalı temyiz isteminin reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.