Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4135 E. 2014/20455 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4135
KARAR NO : 2014/20455
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların… Otogarı’nda faaliyet gösteren …Turizm isimli seyahat firmasında banko görevlisi olarak çalıştıkları, sanıklardan …’in gece vardiyasında, sanık … ‘ın da gündüz vardiyasında sorumlu olarak görev yaptıkları sırada, otogardan çıkan araçlar için terminal işletmesine 24,00 TL para ödemeleri gerekirken, Mersin Belediyesi’nce desteklenen spor kulübü için kesilen 1,00 TL’lik bağışın kaldırılmasına rağmen yine 25,00 TL para ödemişler gibi gösterip her araç başına 1,00 TL’yi mal edindikleri somut olayda; alınan bilirkişi raporuna göre sanıklardan …’in 1.492,00 TL, sanık …’ın ise 559,00 TL fazla harcama gösterdiğinin bildirilmesi, sanık …’in savunmasında kasa fazlası olarak görünen miktarı diğer çalışanlar ile birlikte çay, fındık, fıstık gibi şeyler almak için harcadıklarını, bu durumu yetkililere bildirmediklerini söyleyerek kısmi ikrarda bulunması karşısında, her iki sanığın da hizmet nedeni ile güveni kötüye kullandıklarına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda çıkış yapan araçlara ilişkin olarak fazla para ödemiş gibi göstermeleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla, “120 gün”, “100 gün” ve “2.000,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.