YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19920
KARAR NO : 2014/12883
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Düzenli bir işi ve geliri olmayan sanığın, internet ortamında 2008 yılı Ekim ayında tanıştığı katılana, kendisini Kuzey Alp olarak tanıtarak, mesleğinin de Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi stajyer savcısı olduğunu beyan ettiği, evli olduğu halde bekar olduğunu söyleyerek niyetinin ciddi olduğundan bahisle katılanla internet üzerinden web kamera ile görüşmeye başladığı, internetteki görüşmeleri sırasında katılanın çalıştığı işyerinden emekliye ayrılacağını ve Kütahya il merkezinde ev alacağını öğrenen sanığın katılandan para koparmaya karar verdiği, ilk olarak Kütahya İlinde buluştukları, beraber emlakçıları gezip ev aradıkları, sonrasında katılanın yaşadığı Gediz İlçesine gittikleri, birkaç gün brlikte kaldıkları, sanığın bu süreçte İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Savcılık Bölümünden yeni mezun olduğunu, ailesinin Almanya’da oturduğunu, atamasının her an Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Savcılığına yapılabileceğini, ataması yapıldıktan sonra aylık 2.000 TL maaş almaya başlayacağını söylediği, ilerleyen dönemde Kütahya İlinde buluştukları, sanığın bu buluşmalarında, nasıl olsa atamasının Kütahya İline yapılacak olması nedeniyle ev tutması gerektiğini söyleyerek, bu defa ev kiralamak için emlakçıları dolaşıp kiralık ev buldukları, daha önceden kimliğini kaybettiği hususunda yalan söyleyen sanığın bu nedenle evin kiralanması sırasında sözleşmeye katılanın ismini yazdırıp, 50 TL kaporayı da katılana ödettiği, Kütahya’da evi kiraladıktan sonra katılana ait ev eşyalarını alıp, Kütahya’ya getirmek üzere Gediz İlçesine gittikleri, bu sırada sanığın, İzmir İlindeki öğrencilikten kalan eşyaları almak amacıyla İzmir’e gittiğini, ancak çeşitli nedenlerle eşyalarını getiremediğini, giysilerinin de İzmir’deki öğrenci evindeki eşyalarının arasında kalmış olması nedeni ile giysiye ihtiyacı olduğunu söyleyerek katılandan kendisine giyim eşyası aldırdığı, yine bu sırada tanıdığı bir yakınının yardıma muhtaç çocuğunun ihtiyacı olduğunu söyleyerek katılana kendi çocuğu için de giyim eşyası aldırdığı, bundan sonra katılana ait ev eşyalarını da alarak, Kütahya’da sanığın adına kiraladıkları eve getirdikleri, katılanın kapora olarak ödediği 50 TL dışında ilk kira bedeli olarak sanığın kiraladığı bu eve 820 TL kira bedeli ödediği, bir süre daha katılana ev satın almak amacıyla emlakçıları araştıran sanığın, sonradan katılana arkadaşı olan Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı … Bey’in yeğeninin Kütahya’da satılık evi olduğunu, evin satımıyla … Bey’in ilgilendiğini, normalde evin bedelinin 42.000 TL olduğunu, ancak kendisinin bu işin içinde olması nedeniyle … Bey’in evi 38.000 TL’ye satmaya razı olduğunu söyleyerek kendisinin hazırladığı İl Tapu Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış ön satış vaadi benzeri bir belgeyi satıcı ve şahit kısmına … Bey ve sözde yeğeninin yerine her iki soy ismini de uydurmak suretiyle imza attığı, belge içeriğinde yazıldığı üzere 300 TL kaparo bedelini katılandan … Bey’e teslim edilmek üzere aldığı, aradan geçen zamanda satışın ne zaman yapılacağını soran katılana ise … Beyin’in dayısının vefat ettiğini söyleyerek oyaladığı, bir süre sonra ileride satış sırasında mahsup edilmek üzere katılandan 1.500 TL daha aldığı, katılanın aradan geçen süre zarfında sanığın vaat ettiği işe yerleştirilmeyişi, satın alacağı evin sürüncemede kalması ve sanığın başka bir takım hareketlerinden şüphelenerek, kendi imkânları ile yaptığı araştırmalar sonrasında sanığın savcı olmadığını öğrendiğinin anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.