Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20598 E. 2014/12917 K. 26.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20598
KARAR NO : 2014/12917
KARAR TARİHİ : 26.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; suç tarihinde sanık …‘ın kendisine ait 0 538 955 11 60 ve 0 538 963 28 91 nolu telefonlarla mağdur …’a ait 0 248 731 31 87 nolu telefonu arayıp kendisini … ismi ile tanıtarak Almanya’da bulunduğunu, aslen Ağlasun Çanaklı Beldesi’nden olduğunu, eşi ile boşanmak istediğini belirterek dava vekili mağdura ne kadar ücret ödemesi gerektiğini sorarak yapılacak boşanma işlemleri ile ilgili olarak mağdura Ziraat Bankası … Şubesi hesabına toplam 38000,00 euro havale edeceğini belirttiği, daha sonra tekrar arayarak parayı … İş Bankasına havale ettiğini, babasının ameliyatı ile ilgili olarak kendisine gönderdiği havaleden mahsup etmek üzere yanına göndereceği kardeşine verilmek üzere 3000,00 TL talep ettikten kısa bir süre sonra kendisini … isimli şahsın kardeşi olarak tanıtan sanığın geldiği, ancak mağdurun parayı vermeden önce sanıktan kimliğini göstermesini talep etmesi üzerine, sanığın arabadan kimliğini almak bahanesiyle çıkıp gittiği ve bir daha gelmediği, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, suç tarihinden sonra aynı yöntemle suç işlediği iddiasıyla yakalanan sanığın, mağdur tarafından teşhis edildiği anlaşılmakla, hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek isteyen sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.