YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20574
KARAR NO : 2014/12920
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müştekinin çalıştığı işyerine giderek kendisinin Final Dershanesinde öğretmen olarak çalıştığını beyan edip, 400 TL değerinde dijital fotoğraf makinesini satın aldığı, parasını dershanede vereceğini söyleyerek, müşteki ile birlikte dershaneye giderken, cep telefonu ile görüşme yapar gibi davranıp, sonrasında eczaneye gideceğini, parayı dershanede … isimli öğretmenin vereceğini söyleyip, müştekiyi dershaneye gönderdiği, müştekinin dershanede bu isimde bir öğretmenin olmadığını öğrenmesi üzerine dolandırıldığını anladığı ve şikayetçi olduğu, aynı yöntemle dolandırıcılık suçu işlediği iddiasıyla başka bir soruşturma nedeniyle yakalanan sanığın, müşteki ve tanık … tarafından teşhis edildiği anlaşılmakla,
sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temini etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanık hakkında uygulanan hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin “100 gün” ve “2000 TL adli para cezası” ifadelerinin yerlerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.