YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4228
KARAR NO : 2014/20463
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığın karar verilen … adına alınmış … numaralı hattan katılanı arayıp kendisini … olarak tanıtarak, üç adet boru ve bir adet elmas uç satın almak istediğini söylediği katılan ile pazarlık yapıp, 19.000,00 TL karşılığında anlaştıkları, sanığın ödemeyi çek ile yapacağını söyleyerek çekin bir suretini faks ile gönderdiği, katılanın bankadan sorduğu çekin güvenilir olduğunu öğrenmesi üzerine istenen malzemeleri nakliyecilik yapan tanık …’a teslim ederek …’ye götürüp çeki aldıktan sonra teslim etmesini istediği, tanığın 02.07.2009 tarihinde yola çıktığı,…’dayken aynı numaradan arayan sanığın vinç bulamadıklarını, …nin girişindeki sanayide beklemesini oradan vinç ile malzemeleri başka bir araca aktaracaklarını söylediği, tanığa suça konu sahteliği kriminal raporu ile tespit edilmiş çeki vererek malzemeleri teslim aldığı somut olayda; sanığın savunmasında …’a ait suça konu hattı 15-20 günlüğüne kullandığını, ancak suç tarihinde cezaevinde olduğunu söylediği, yapılan sorgulamada sanığın Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 02.07.2009 tarihinde tutuklanıp, girdiği cezaevinden 28.07.2009 tarihinde tahliye olduğunun anlaşılması, tanık …’ın, sanığın ve …’un fotoğraflarına bakarak suça konu eşyaları teslim ettiği kişinin gösterilen şahıslardan birisinin olmadığını beyan etmesi, sahte olduğu tespit edilen çekin arkasındaki …’a ait ciroda bulunan imzanın sanığın ve …’un eli ürünü olmadığının anlaşılmış olması karşısında; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilmediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.