YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4769
KARAR NO : 2014/20647
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, yanında açık kimliği tespit edilemeyen …isimli şahıs ile birlikte şikâyetçilere ulaşarak ihracat fazlası ürün satan …’tan mal aldıkları takdirde kâr edeceklerini söylediklerinden hep birlikte …’ye gittikleri, burada malların kamyona yüklendiği sırada …ismindeki kişinin mal sahibine verilmek üzere şikâyetçi …’ten 20.000,00 TL’yi aldığı ve …’ın yanına çıktığı, sonrasında …ve sanığın hep birlikte işyerinden ayrıldıkları, yarım saat sonra işe dönen …’ın şikâyetçilere parasını alamadığından dolayı malları indirmelerini söylemesi üzerine şikâyetçilerin sanık ve …’yi aramalarına rağmen ulaşamadıkları anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında belirlenen gün para cezasının, adli para cezasına çevrildiği sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasındaki adli gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bölümde yer alan “45 gün karşılığı günlüğü” cümlesinden sonra gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince takdiren” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.