Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/18759 E. 2014/19720 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18759
KARAR NO : 2014/19720
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; katılan …’ün 2005 yılında nüfus cüzdanını kaybettiği, nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçiren sanık …’ın katılan …’ün kimlik bilgilerini kullanarak düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile Manisa ilinde bulunan Türkiye …, … Bankası,…Bankası, … Bank ve …bank Şubeleri’ne sahte kimlikle müracaat ederek kredi çekmesi için gerekli taahhütname, bildirim formları, kredi kartlarına ilişkin kefalet belgeleri, tüketici kredisi borçlanma ve rehin sözleşmelerini imzaladığı ve kredi çektiği, bu şekilde banka tarafından tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık, sanık müdafii, katılan … Bankası A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın kredi kullandığı her banka yönünden ayrı ayrı özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğu gözetilmeden zincirleme özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca aleyhe temyize gelmeyen katılan …, şikayetçiler … Bank, Türkiye …Bankası ve …Bankasına yönelik eylemleri yönünden hükmolunan ceza itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.