Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5085 E. 2014/20819 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5085
KARAR NO : 2014/20819
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müştekilerin ikamet ettikleri bina önüne geldiği, burada zillerin üzerinden okuduğu isimlere göre müştekilerin evinin ziline bastığı, müşteki …’ın bina kapısını açtığı, sanığın müştekiye ait eve çıktığı, burada kendisini kargo şirketinde çalışan bir dağıtım elemanı olarak tanıtmak suretiyle, daha önceden hazırlamış olduğu ve içerisine boş CD’ler koyduğu zarfı müştekiye vermesi gerektiğini, ancak 20 TL ücretin kendisine verilmesi gerektiğini bildirdiği, bu durumdan şüphelenen müşteki …’nin eşi olan müşteki …’yı arayarak durumu bildirdiği, ayrıca bina kapıcısının bildirmesi üzerine olaydan haberdar olan tanık …’un da müştekinin evinin önüne geldiği, sanığın telaşlı halinden şüphelenen müşteki ve tanığın sanığı yakaladıkları, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında CMK’nın 231. maddesine aykırı olarak, hükmolunan hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi uygulanması suretiyle, para cezasına çevrilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.