YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5122
KARAR NO : 2014/20678
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
2004 yılı içinde emekli olan Balıkesir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi eski dekanlarından katılanın 13.06.2009 tarihinde sabah saat 08.00 sıralarında adına kayıtlı … numaralı telefon hattından bir erkek şahıs tarafından arandığı, bu şahsın kendisini başkomiser olarak tanıtarak “sizin adınıza terör örgütü PKK yeşil pasaport çıkartmış, sizin Kuzey Irak’a gidip çıktığınız tespit edildi, bu olaylarla Polatlı C.Savcısı … ilgileniyor, şimdi ona aktarıyorum” dediği ve telefonu başka şahsa verdiği, kendisini başsavcı olarak tanıtan diğer şahıs da katılana “cep telefonu numaranızın ikizi yapılmış, sizin adınıza çok miktarda tıbbi malzeme Kuzey Irak’a çıkarılmış, siz de birkaç kez giriş çıkış yapmışsınız, bu soruşturma ile ben ilgileniyorum, bunu yaparken teknik takip yapılacak, bunun için kontör göndermeniz gerekir, bu işi gizli tutun aksi halde … davası ile ilişkilendirilecek”kendisini başsavcı olarak tanıtan kişinin bu işi halletmek için …’a gideceğini söylediği, katılandan ayrıca telefonu sürekli açık tutulmasını istediği, bu şahışların konuşmalarından etkilenen katılanın panik halinde kontör almak için …’den çıkıp 8 km uzaklıktaki Çandarlı Beldesine giderek Turkcell’e ait 250 lik 51 adet, Avea’ya ait 250 lik 12 adet Vodafone ait 250 lik 12 adet ve bir adet 100’lük olmak üzere toplam 3.344 TL tutarında hazır kart alarak şifrelerini telefonda konuşan kişiye bildirdiği, ayrıca telefondaki şahsın birden fazla telefon numarası yazdırıp bunlara da 500 lük kontör aktarılmasını istediği, ertesi günü bu şahsın tekrar arayarak …’da olduğunu, ……’da bazı şahısların yakalandığını ve bazı isimler bildirdiklerini, bilgisayarlarda ka adına çeşitli bankalarda hesaplar açıldığını ve bu hesaplara büyük ölçüde döviz transferi yapıldığını, bunları takip ettiklerini belirtip ondan yeniden kontör yüklemesi gerektiğini ayrıca varsa banka hesap numarasını sorduğu, katılanın da Karşıyaka Garanti Bankası … şubesinde 50.000 TL hesabı olduğunu söylemesi üzerine paranın güvenliği açısından buradan çekilip emniyetli bir hesaba aktarılması gerektiğini soruşturma ile ilgili olmak üzere kendisinin de …’e geleceğini söylediği, bunun üzerine katılan Pazartesi günü adı geçen bankaya giderek hesabındaki 50.000 TL yi çektiği , bu arada katılanı tekrar arayan şahsın “ bu parayı yem olarak kullanacağız parayı…’de … Spor Merkezi yakınındaki parkta çalılıkların arasına bırak bu arada arkana bakma ” dediği, bunun üzerine katılanın söz konusu yerdeki parka yöneldiği arkasına da bakmadan istenilen yere çalılıkların arasına 50.000TL bırakıp ayrıldığı, paranın buradan alındığı, ertesi günü katılan tekrara aranıp kontöre ihtiyaçları olduğu, Vodafone hattının iptal edilmesi gerektiği söylendiği, Vodofone hattı ile ilgili telefon kartı ve bu kartın takılı olduğu telefonunu denize atan katılanın, başına gelen bu durumu eşi tanık …’e anlattığı, tanığın yaptığı şahsi araştırma sonucunda Polatlı Adliye’sinde … isimli bir savcının bulunmadığını öğrenince eşinin dolandırıldığını düşünerek durumu emniyet müdürlüğünü ihbar ettiği, şahısların katılanı tekrar arayıp para talebinde bulundukları , bunun üzerine katılanı ile irtibatı kesmeyen polis memurları katılanı şahısların istediği parayı hazır etme ve isteklere yere bırakma nasıl davranacağı konusunda bilgilendirdikleri, bunun üzerine katılan tarafından hazırlanan zarf … Tansaş yakınında daha önceden istendiği şekilde çalının arkasına bırakıldığı, katılanın ayrılmasından kısa bir süre sonra zarfın bulunduğu yere gelen sanık … bu zarfı aldığı sırada polis memurları tarafından yakalandığı olayda; sanık …’nin eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, diğer sanık …’ın ise atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığından beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.